Posts Tagged: google


4
Nis 10

Çin yerel arama motoru Baidu ve Google

Google’ın Çin macerası Eylül 2000’de Çince dilinin arama motoruna eklenmesiyle başlıyor. Google, bir Çin şirketi olan Netease ile Çin’de arama servisi hizmeti vermek için işbirliği anlaşması imzalıyor. Eylül 2002 de ise Çin hükümeti ilk bloklamayı yapıyor. Google, Mayıs 2005’de Çin hükümetinden ofis açabilmek için gerekli lisansı alıyor. Çin’de google.cn ile faaliyet gösterebilmek için ise Ocak 2006’da Çin hükümetiyle anlaşıyor ve hükümetin sansür politikalarına uygun olarak arama sonuçlarında bazı kısıtlamalara gideceğini taahhüt ediyor. Sansüre destek olarak da değerlendirilebilecek bu taahhüt ise o tarihte ABD’de pek de hoş karşılanmıyor. Google adına Elliot Schrage, ABD temsilciler meclisinde kurulmuş olan ve global insan hakları konusunu da içeren bir alt komitede Şubat ayında Google’ın aldığı bu karar ile ilgili olarak bir ifade veriyor. Bu tarihte hisse senetleri önemli ölçüde değer kaybediyor ve çeşitli protestolar düzenleniyor. Mart 2009’da YouTube Çin tarafından bloklanıyor. Tüm bunlara rağmen Google 2010 yılına kadar Çin hükümetine vermiş olduğu taahhüdü yerine getiriyor. Ocak ayında Çinli insan hakları savunucularının Gmail hesaplarına yapılan atak üzerine Google Çinli yetkililerle görüşerek sansür uygulamasına son vermenin yollarını arıyor. Görüşmeler olumsuz sonuçlanınca, Google 22 Mart’ta yaptığı açıklama ile Çin’deki pazarlama faaliyetlerini sürdüreceğini, ancak google.cn ile faaliyet gösterdiği arama motoru servisini Hong Kong merkezli ve sansürsüz google.com.hk’ya yönlendirileceği açıklıyor.

Google’ın bu kararına ilişkin olarak Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi’nden yapılan açıklamada ise, Google’ın Çin yasalarına uyma konusundaki yazılı sözünü bozduğu ve ticareti siyasete alet ettiği suçlaması yapılıyor.

Google bu tarihte sonra ise günlük olarak hangi servislerin Çinli kullanıcılara açık olduğunu blogspot aracılığı ile duyuruyor. Aşağıda güncel durumu görebilirsiniz.Google’ın Çin’deki rakibi ise Baidu. Baidu Ocak 2000’de kuruldu ve Çince arama servisini Eylül 2001’de yayına aldı. 2008 yılında Japonca servisi yayına soktu. 2005 yılından itibaren Nasdaq’ta faaliyet gösteriyor. Burada altını çizmek istediğim bir konu var. Google 2004 yılında $5 milyon karşılığında aldığı %2.6 hisseyi Çinde faaliyet gösterme iznini aldıktan sonra 2006 yılında $60 milyon’a satıyor.

Google’ın Çin’den çekilme kararı Baidu için çok önemli. Baidu Çin arama pazarında %64 Pazar payı ile lider konumda. Google ise %33 ile ikinci sırada. Altını çizeceğim bir diğer konu ise Baidu’nun yaklaşık 3.500 kişilik bir satış ekibi olmasına karşılık Google’ın bir saha satış ekibinin olmamasıdır. Yahoo ve eBay’in Çin macerasına baktığımızda, Google’ın Çin’de operasyonu olan internet şirketleri içerisinde pazar payını ciddi ölçüde arttırabilen ilk şirket olduğunu görüyoruz.Baidu’nun gelirlerinin tümü reklam gelirlerinden oluşmakta. Gelir modeli Google Adsense ile aynı. 2009 yılında net $611 milyon gelir elde etmiş. $235 milyonluk operasyonel karı ve %38 margin ise gerçekten iyi. Aşağıda 2008-2009 fiili sonuçlar ile Morgan Stanley tarafından öngörülen 2010-2012 sonuçlarını bulabilirsiniz.  Morgan Stanley, Google’ın Çinden çekilmesiyle birlikte Baidu için gelir hedefini yükseltmiş.

Baidu,  reklam veren müşterilerini bir önceki yıla göre %13 arttırarak 223.000’e çıkarmış. Bu rakam Çin’deki SME’lerin sadece %1’ine denk geliyor ki bu Çin pazarının daha çok büyüyeceğinin bir göstergesi. ARPU ise %24 artarak $828’e yükselmiş. Çin neden bu kadar önemli?. Çin internet kullanıcı sayısı geçen yıla göre %29 artarak 384 milyona ulaşmış. Bu rakam yaklaşık 308 milyon olan ABD nüfusu ve 33 milyon olan Kanada nüfusları toplamından daha fazla. İnternet kullanıcılarının 346 milyonu yani yaklaşık %90′ı ise broadband bağlantıya sahip. Çin’in nufusunun yaklaşık 1.3 milyar olduğunu kabul edersek, bu durumda internet penetrasyon ise yaklaşık %29 olarak hesaplanabilir.Mobil internet kullanıcıları ise geçen yıla göre 120 milyon artarak 233 milyona ulaşmış. Bu rakam toplam internet kullanıcılarının yaklaşık %61’ine denk gelmektedir.

McKinsey tarafından 2009 yılında yapılan bir araştırmada, Çinlilerin ne kadar internet bağımlısı olduğu açıkça ortaya çıkıyor. Büyük 60 şehirde yapılan araştırmada Çinlilerin boş zamanlarının %70’ini internette geçirdikleri, daha küçük şehirlerde ise bu orananın %50 olduğu ortaya çıkmış.

ABD internet penetrasyonunun %20’den %60’a ulaşması 6 yıl, Japonyanın %20 den %40’a artışı 3 yıl almış. emarketer’a göre 2013 yılında Çin internet kullanıcı sayısı 840 milyona penetrasyon ise %61’e ulaşacak.Piper Jaffray analisti Gene Munster, 2010 yılı Çin arama pazarını $1.2 milyar olarak öngörmüş. Baidu Pazar payını %65, google’ı ise %26 olarak belirlemiş. Bu varsayımlar ışığında, Google’ın 2010 yılı toplam gelirleri içerisinde Çin’in payını %2 olarak hesaplamış.

2009 yılı için ise, Google  Google Çin operasyonlarından geliri yaklaşık $330 milyon olarak tahmin ediliyor. Bu rakam ise 2009 yılı toplam gelirleri olan $26.5 milyarın %1.5 kısmını oluşturuyor.1 Nisan itibariyle, Baidu piyasa değeri $15.6 milyar, Google ise $180.4 milyar. Google kararından sonra Baidu’nun hisse senetlerinde yaşanan artışı aşağıda görebilirsiniz.Gelirlerin düşük olmasına rağmen, Google neden dünyanın en hızlı gelişen pazarındaki operasyonlarını sekteye uğratıyor?. Bu sorunun cevabını vermek çok kolay değil. Politik sebepleri olabileceği gibi, Google’ın yeni müşteriler bulmak için yerel Çinli rakibi Baidu’dan daha fazla maliyete katlandığını öngörüsüyle, karlı olmayan operasyonun kapatılması için Çin ile yaşanan sıkıntıları öne sürebileceğini alternatifler arasına alabiliriz. Google, yaptığı açıklamada satış ve araştırma departmanlarını kapatmadığının altını çiziyor. Bu durum ilerleyen süreçte ekonomik ve politik ortamın değişmesiyle Google’ın tekrar Çin’e dönebilmesi için bir imkan sağlayabilir. Burada Google, Yahoo ve eBay gibi local bir ortak ile operasyonlarına devam edebilir. Google’ın piyasaya sürdüğü mobil işletim sistemi olan Android’i de göz önüne aldığımızda, ilerleyen süreçte Google’ın bu kadar hızlı büyüyen bir pazarda tekrar yerini alacağına inanıyorum. Google’ın bir sonraki adımını hep beraber izleyeceğiz.

kaynaklar: google, baidu, citigroup, morgan stanley, bbc, ycharts, wsj, nyt

tamisabet.com
Nisan 2010
bu yazı tamisabet.com tarafından hazırlanmıştır ve sadece tamisabet.com sitesi kaynak gösterilerek kullanılabilir.


20
Ara 09

smartphone pazarı & iphone ve android rekabeti

Smartphone (akıllı telefon) için, bilgisayar ile cep telefonunun birleşimi demek çokta yanlış olmaz sanırım. Smartphone’lar, email, video, harita gibi standart uygulamalar dışında hergün artan sayıda geliştirilen application’lar sayesinde neredeyse sınırsız bir esnekliğe sahip. Smartphone’lar içerisinde en bilinenleri Iphone, Blackberry, Nokia N97, HTC Hero ve Samsung Omnia olarak sayılabilir. Her bir smartphone kendine özgü bir operating system (işletim sistemi) ile çalışmakta.Aşağıda smartphone işletim sistemleri ve bu sistemleri kullanan mobil telefon üreticilerini görebilirsiniz.Smartphone penetrasyonu ülkeler itibariyle farklılıklar göstermekte. İtalya %28 ile başı çekmekte. Ancak Gartner, 2013 yılında smartphone satışlarının tüm mobil telefon satışlarının %46’sını oluşturacağını tahmin ediyor. Android’in Pazar payı ise %20.5 olarak hedeflenmiş.Google’ın desteklediği açık kaynaklı işletim sistemi olan Android, sektöre gerçek bir hareketlilik getirdiği açıkça gözüküyor. Gartner’ın yayınladığı 2009 yılı 3. Çeyrek verilerine göre %3.9 Pazar payına sahip olan Android’in,  2012 yılında %14 Pazar payı ile symbian’ın ardından 2. Sıraya yerleşeceği öngörülmüş. Nokia ve işletim sistemi olan Symbian’in pazar paylarındaki önemli ölçüde  gerileme dikkat çekiyor. Apple ise piyasaya çıktığı Haziran 2007’den itibaren istikrarlı büyümesi sürdürüyor. Blackberry ise popülerliğini hala koruyor. 2009 yılı 3. Çeyrek verilerine göre smartphone satışları bir önceki yıla göre %12.8 artarak 41 milyon adede ulaşmış. Nokia %3 Pazar payı kaybederek bugüne kadarki en düşük Pazar payı seviyesi olan %39.3’e inmiş. Bu durum symbian’ın da pazar payı kaybetmesine sebep oluyor. Balckberry (RIM) ve Iphone (Apple) piyasaya yeni sürdüğü 3GS’in de etkisiyle pazar paylarını ciddi oranlarda arttırmışlar. Açıkçası Google desteği ile Android ve Apple kendi reklamlarını gayet iyi yapıyorlar. Blacberry ise iş dünyasındaki yerini kaybedecek gibi durmuyor. Brack Obama ise bir Blackberry bağımlısı olduğunu söylerek desteğini esirgememişti. Ancak Symbian için aynı etki yaratılıyor mu?. Yani Android’i ve Apple’ı çeşitli mecralarda duyuyoruz ama pazar lideri olan Symbian’ı kaç kişi biliyor?Telefon üreticilerinin Apple ve Blackberry ile rekabet edebilmek için Android işetim sistemine ağırlık verecekleri öngörülmüş. Google burada devreye giriyor ve üreticilere geliştirebilecekleri bir platform sağlıyor.  Android aslında direkt olarak iPhone ve Blackberry ile rekabet etmiyor. Andorid açık kaynaklı bir işletim sistemi ve bu işletim sistemini kullanan telefon üreticileri ile iPhone yani Apple ve Blackberry  arasında bir rekabet söz konusu.

Açıkçası bunu biraz da Windows ile Mac OS X’in karşılaştırması gibi düşünmek gerekir. Yani çeşitli bilgisayar üreticileri kendi bilgisayarlarını üretiyorlar ve bilgisayarların çalışması için Windows işletim sistemini tercih ediyorlar ancak, Apple kendi bilgisayarını kendine ait işletim sistemi ile piyasaya sürüyor. Bunu biraz daha açmak gerekiyor. Windows yüklü bir bilgisayar aldığınızda göreceğiniz açılış ekranı, menüler ve diğer uygulamalar standarttır. Ancak, smartphone’lar için bu durum tam anlamıyla geçerli değil. İşletim sistemleri Android olan telefonları yanyana koyduğunuzda önemli farklılıklar görmeniz muhtemel. Bunun nedeni ise her bir telefon üreticisinin kendi user interface (kullanıcı arayüzü) lerini geliştirmiş olmaları. Motorola Motoblur, HTC Sense, Samsung Bada gibi. Dolayısıyla her Android yüklü cep telefonu, üzerine yüklendiği telefonun teknik özellikleri vb gibi sebepler dolayısıyla temel standartlar haricinde birbirlerinden farklılıklar gösterebilir. Android telefonlar, üreticileri tarafından özelleştirilerek hem kendi içlerinde hemde Nokia, Apple ve Blackberry gibi rakipleri ile rekabet edecekler. Aşağıdaki grafik ise analistlerin 2012 yılı beklentilerini yansıtıyor.Smartphone kullanıcıları için önemli olan bir konu da application’lar. Android’in rekabet edebilmesi için oyun veya application üreticilerininde Android ile uyumlu ürünler geliştirmesi gerekiyor. Iphone bu konuda açık ara liderliği elinde tutuyor. Iphone için 100.000 üzerinde application geliştirilmiş ve bunlar 2 milyarın üzerinde download edilmiş. Android ise 15 bin application ile pazara yeni girmesine rağmen ikinci sırayı almış durumda. Bu da Android’e olan uzun vadede ki beklentiyi gösteriyor.Smartphone’ların kullanım istatistiklerine bakıldığında, Iphone hem HTML sayfa gösterimi hemde mobil internet ve application kullanımı açısından liderliği elinde tutuyor. Android ise HTML sayfa gösterimi açısından ikinci sıradayken mobil internet ve application kullanımı açısından 3. Sırada yer alıyor. Bu sitatistikler, analistlerin uzun vadede android hakkındaki beklentilerini destekler nitelikte gözüküyor.Motorola Eylül ayında adnroid destekli ilk telefonu olan Dext’i tanıttı. Verizon ise ilk kez bir Android işletim sistemli telefon olan Motorola Droid’in lansmanına “iDon’t” kampanyası ile direk olarak iPhone’u rakip alarak, bugüne kadar yapmış olduğu en büyük promosyon kampanyalarından biriyle başladı. Böylelikle Blackberry’nin en büyük müşterilerinden biri olan verizon (satışların %28 ini oluşturuyor) kulvar değiştirmiş oldu.

Telefon üreticilerinin servis sağlayıcılar ile yaptıkları anlaşmalar pazar payı için çok önemli. Buna ek olarak, geliştirilen applicationların, cihaz fiyatlarının ve marka sadakatinin öne çıkacağını düşünüyorum. En önemli etkenlerden biri olan kullanıcıların memnuniyetinin ise uzun vadede kazananı belirleyeceğine inanıyorum.
kaynaklar: morgan stanley, nielsen, gartner, admob, flurry, appleinsider,

tamisabet.com
Aralık 2009
bu yazı tamisabet.com tarafından hazırlanmıştır ve sadece tamisabet.com sitesi kaynak gösterilerek kullanılabilir.


1
May 09

en değerli 100 marka ve internet!-2

Milward Brown Optimor tarafından  “Brandz top 100 most valuable brands 2009″ raporu 29 Nisan’da yayınlandı. Raporun, daha önce yazmış olduğum ve BusinessWeek tarafından yayınlanan çalışmada yer alan veriler ile yöntem açısından bazı farklılıkları bulunmasıyla birlikte, güncel olması ve güvenilir bir kaynak olan Milward Brown tarafından hazırlanmış olması dolayısıyla önemli olduğunu düşünüyorum.

Marka değerleri esas olarak, geliri yaratma potansiyeli ve gelecekte elde edilecek gelirlerin bugünkü değerleri ile hesaplanmış USD değerlerinden oluşmakta.

Marka değerleri 3 aşamada belirlenmiş.

  • Şirketin toplan gelirleri içerisinde ilgili marka altında yapılan satışlar hesaplanmış.
  • Hesaplanan bu gelirlerin ne kadarının ilgili markanın gücü ile gerçekleştiği hesaplanmış.
  • Markadan kaynaklanan gelirlerin büyüme potansiyeli belirlenmiş.

Listeye girebilen ilk 10 şirket ve listede yer alan diğer teknoloji ve internet şirketlerine ait karşılaştırmalı marka değerlerini aşağıda bulabilirsiniz.

en değerli markalar

2008 yılına göre ilk 100 markanın toplam marka değeri ise 2% artarak 2 trilyon USD’ye çıkmıştır.

Ekonomik krizin marka değerlerine yansımasını sektörler itibariyle açıkça görebilmek mümkün.

Krizden en çok etkilenen sektörlerin marka değerleri de bu etkiyi yansıtıyor.

Sigorta sektöründe -48%, otomotiv sektöründe -22%, finans sektöründe -11% yıllık bazda marka değerlerinde düşüş meydana gelirken, mobil operatörlerde +28%, alkolsüz içecek üreticilerinde +24%, kahve sektöründe 18%, fast food sektöründe +16% ve teknoloji sektöründe ise +2% büyüme gerçekleşmiştir.

Markadan kaynaklanan gelirlerin büyüme potansiyeli için 2010 yılında ilk sırayı Online ticaretin gelişmesinin etkisiyle 10 puan ile amazon.com alıyor. Çin arama motoru baidu.com çin internet pazarının büyümesi ile yine 10 puan ile 3. Sırayı alırken yenilikçi çizgisi ve iphone etkisiyle apple 9 puan ile 4. Sırada yer alıyor.

Türk girişimcilerinin raporda yer alan markaların bu alanda yaptıkları çalışmaları incelemesi gerçekten faydalı olacaktır.


tamisabet.com

mayıs 2009

bu yazı tamisabet.com tarafından hazırlanmıştır ve sadece tamisabet.com sitesi kaynak gösterilerek kullanılabilir.


2
Eki 08

en değerli 100 marka ve İnternet!-1

29 Eylül 2008 tarihli BusinessWeek’de en değerli 100 global markaya ilişkin bir rapor yayınlandı. Bu liste belirlenirken 3 kriter esas alınmış.

  1. Gelirlerin en az 1/3 ‘ünün yurtdışı operasyonlarından sağlanması.
  2. Kendi müşterileri dışında kalan kesim tarafından tanınması.
  3. Pazarlama ve finansal bilgilerinin halka açık olması.

Bu kriterler dikkate alındığında ise özellikle ABD’de çok değerli olan Wal-Mart veya Mars gibi bazı firmalar liste dışında kalmış.

Liste hazırlanırken ayrıca dikkat edilen bir diğer konu ise, markaların tekil olarak dikkate alınmış olması. Yani Procter&Gamble gibi çok değerli markalara sahip bir şirket bu markaların sahibi olarak listeye girememiş. Ayrıca ilaç ve sigorta şirketleri de bu listeye, markadan çok ürünün öne çıkması sebebiyle dahil edilmemiş.

Marka değerleri 3 aşamada belirlenmiş.

  1. Şirketin toplan gelirleri içerisinde ilgili marka altında yapılan satışlar hesaplanmış.
  2. Hesaplanan bu gelirlerin ne kadarının ilgili markanın gücü ile gerçekleştiği hesaplanmış.
  3. Gelecekte yapılacak gelirlerin bugünkü değerleri indirgenmiş nakit akım yöntemi (DCF) ile hesaplanmış.

Listeye girebilen ilk 10 şirket ve listede yer alan diğer teknoloji ve internet şirketlerine ait marka değerlerini aşağıda bulabilirsiniz.

2007 yılına göre 10 basamak yükselen ve marka değeri 43% artarak 25.590 milyon USD ye ulaşan Google tartışmasız olarak büyümeye devam ediyor ve pazardaki liderliğini sağlamlaştırıyor.

Listede yer alan Nintendo, piyasa sürdüğü Wii ve DS oyun konsolu sayesinde marka değerini arttırıyor.

Ebay gelirleri ise kullanıcılarının artan komisyon ücretlerine rağmen artmaya devam ediyor. Kuşkusuz marka değeri de artmaya devam edecek.

Amazon.com ise istikrarlı olarak büyümeye devam ediyor. Ebay ve Amazon.com’un marka değerlerindeki artış, online ticaretin yıldızının parlamaya devam edeceğinin gerçek bir göstergesi.

Listede internet şirketleri arasındaki marka değerinde düşüş yaşayan tek şirket ise yahoo!

Sıralamada 10 basamak gerileyen yahoo!’nun marka değeri de 9% oranında düşerek 5.496 milyon USD’ye gerilemiş. Microsoft tarafından satın alınmak istenen yahoo!’nun gelirlerindeki düşüşün marka değerini etkilediği açık.

Listede ABD markalarının ağırlığı göze çarpıyor. Listede bir Türk markasını da görebilmeyi çok isterdim.

tamisabet.com

eylül 2008

bu yazı tamisabet.com tarafından hazırlanmıştır ve sadece tamisabet.com sitesi kaynak gösterilerek kullanılabilir.